Atlas Arslan

11.000 Adım Güncesi IV | Eşlik

11.000 Adım Güncesi IV | Eşlik
Bugün rotamız Tunalı Hilmi Caddesi.

Ankara'nın en kalabalık ancak en huzurlu caddelerinden... Cumhuriyet'in ilk yıllarında bağlarla ve bahçelerle çevrili olan bu bölge, zamanla kentin en canlı yürüyüş akslarından birine dönüşüyor. Tunalı, Ankara'nın gündelik hayatının hafızasını taşıyan yerlerinden... Ankaralılar, burada yalnızca bir yerden bir yere gitmiyor, oyalanıyor, buluşuyor, bekliyor, sohbet ediyor.

Bugün adımlarıma kız kardeşim Selen eşlik ediyor. Tunalı’nın ritmine uygun bir tempoda Karum'a kadar yürüyoruz. Ara sokaklara giriyoruz. Kuğulu Park'a uğruyoruz. Sonra yeniden caddeye çıkıyoruz.

Bir yerde yürüyüşe kısa bir ara veriyoruz. Dondurma alıyoruz. Sohbet ediyoruz. Tekrar yürümeye başlıyoruz. Yalnız yürürken düşünceler uzuyor. Birlikte yürürken cümleler çoğalıyor. Yol aynı yol olsa da ritmi değişiyor.

Kulağımda bu kez her adımımızda Vega'nın Ankara şarkısı:
"Sokaklar dolusu şekerli kar kokusu
Tunalı'da gezinirken bizde bir kahvaltının tutkusu
Ah yağmur dönerken kara
Şarkılar var falımda
Hepsi sana bu gece, Ankara"

Şarkıyı yıllardır biliyorum. Ama bugün ilk kez o sözlerin yürüyen bir karşılığı oluyor.

Burada herkesin küçük bir Ankarası var. İlk buluşmalar, ilk kahveler, üniversite yılları, dostlarla edilen uzun sohbetler... Aynı kaldırım, herkes için başka bir hikâye taşıyor. Mimarisinden ya da mağazalarından dolayı değil. İnsanların birbirine karışabildiği ender yerlerden biri olduğu için.

İlk üç gün bana yürümenin yalnız kalabilmeyi öğreten bir tarafı olduğunu gösteriyor. Bugün ise bazı yollar yalnız yürünmek için, bazıları ise paylaşılmak için güzel. Kardeşimle attığımız adımlar bana bunu hatırlatıyor. Yürümek bazen insanı kendine yaklaştırıyor, bazen de zaten yanında olan insanlara.

Selen'le çocukluğumuzu konuşuyoruz. Aynı evde büyüdüğümüz yılları, sonra birbirimizden ayrı kurduğumuz hayatları... Aynı anneyle babanın çocukları olsak da zaman ikimizi de başka insanlara dönüştürüyor. Yürüdükçe bunu daha iyi anlıyorum. Kardeşlik, aynı hayatı yaşamak değil; yıllar boyunca değişen iki insanın, aynı yolda yeniden yan yana tam şu anda da olduğu gibi yürüyebilmesi. Tunalı'nın kaldırımlarında attığımız adımların en güzel tarafı da bu oluyor. Sohbet bazen yürüyüşün önüne geçiyor, bazen yürüyüş sohbetin önüne. Ama ikisi de aynı yere çıkıyor: Birlikte geçirilen zamana.

11.000 adım bugün bana kilometreyi değil, eşlik etmeyi öğretiyor.

 
Tüm Hakları Saklıdır: 2018
Web Tasarım